5/6/2008 - siyahın karası
Sessiz bir rüzgar alıp götürdü seni benden, hükümsüzüm şimdi, hüzünlere demir attı yüreğim. kapı önünde boynu bükük bir sevdalıyım artık. yapayalnız hüzün dolu dünyam. benliğimi, ruhumu, gözlerimi gelişlerine adadım. bu karmaşanın isyanını yaşatsan da bana, gururumdan medet umuyorum. çaresiz haykırışların ardı sıra sensizlik anlarının gelmesi ne zor bir bilsen. takılan maskeler düşerken ellerime, sözler kırılmış her bir yerinden. sessizce kapanacak yüreğimin kapıları birer birer, yaşanan diğer tekrarlar gibi. beynimde sorular, katlanmak ne zor bu acıya, uzanıp yüreğime içime gömülüyorum. nasıl bir hakimiyet bu bendeki bir parçaya sarılıp sarmalanmış kuytularımdayım . nereye ait olduğumu bilmeden aydınlığın en karanlığına hapsediyorum kendimi. uyumak istiyorum uyumak, gözümü açtığımda her şeyi unutabilecek kadar uyumak. ay ile güneşin arasında öylece asılı kalmak. ölmek ya da tekrar dirilmek sadece. bir ağaç gibi tek ve hür olmak, arınmak senden, korkularımdan, umutlarımdan, peşinde koşamadığım hayallerimden. tükenmişliğin sularında yıkanmak ayıklanmak istiyorum. bende senden kalan hiç bir şey olmayacak. her şeye yeniden başlamalıyım. bilmeliyim yeniden başlamayı. yeni sevdalar, umutlar,hayaller olmalı. düşlerde bulduğum mutluluğu yitirmemek adına siyahın karasına teslim etmeyeceğim kendimi. bendeki senin savaşını kazanmak uğruna unutacağım seni. Zindanın olan siyahın karasından bembeyaz uyanacağım hayata, bin bir umutla.
|